16105,80%1,86
43,98% 0,08
51,18% -0,05
7297,80% 0,56
11965,00% 0,00
Elektrik Mühendisleri Odası Antalya Şubesi Yönetim Kurulu Başkanı Şaban Tat Deprem Haftası dolayısıyla yaptığı açıklamada Deprem gerçeğini göz ardı etmeden, kentlerimizi daha güvenli, daha dirençli ve afetlere hazırlıklı hale getirmek hepimizin ortak sorumluluğudur.” Dedi.
DİRENÇLİ KENTLER İÇİN SAĞLAM BİNA, KESİNTİSİZ ÇALIŞAN ALTAPI SİSTEMİ GEREKLİ
Dirençli kentler yalnızca sağlam binalarla değil, kesintisiz çalışan altyapı sistemleriyle mümkün olduğunu ifade eden Başkan Tat; “Ülkemiz, bulunduğu coğrafya itibarıyla aktif deprem kuşağı üzerinde yer almakta ve ne yazık ki bu gerçeği acı tecrübelerle defalarca yaşamaktadır. Depremler yalnızca binaları değil; aynı zamanda şehirlerin altyapı sistemlerini, özellikle de iletişim altyapısını doğrudan etkilemektedir. Deprem sonrasında arama-kurtarma faaliyetlerinin sağlıklı yürütülmesi, kamu kurumlarının koordinasyonu ve vatandaşların yakınlarıyla iletişim kurabilmesi açısından haberleşme sistemlerinin kesintisiz çalışması hayati önem taşımaktadır. Ancak bugün birçok şehirde olduğu gibi Antalya’da da iletişimi sağlayan baz istasyonlarının önemli bir bölümü bina çatılarına kurulu durumdadır. Bu durum, deprem sonrasında iletişim altyapısının sağlıklı çalışmasını doğrudan o binanın ayakta kalıp kalmamasına bağlı hale getirmektedir. Oysa afet yönetimi açısından daha güvenli olan yöntem, kule tipi bağımsız baz istasyonlarının yaygınlaştırılmasıdır. Bu tür istasyonlar hem yapısal olarak daha dayanıklı olmakta hem de deprem sonrasında kendi enerji ihtiyacını karşılayabilecek şekilde tasarlanabilmektedir.” Dedi.
ÖZELLİKLE YENİ İMARA AÇILAN BÖLGELERDE İLETİŞİM ALTYAPISINA DİKKAT EDİLMELİ
Deprem gerçeği hiçbir zaman göz ardı edilmemesi gereken bir konu olduğunu ifade eden Başkan Tat açıklamasının devamında şunları söyledi; “Elektrik Mühendisleri Odası Antalya Şubesi olarak; özellikle yeni imara açılacak bölgelerde iletişim altyapısının planlama aşamasında değerlendirilmesi, kule tipi baz istasyonlarının yaygınlaştırılması ve bu sistemlerin afet anlarında bağımsız enerji kaynaklarıyla çalışabilecek şekilde tasarlanması gerektiğini vurguluyoruz.
Unutulmamalıdır ki deprem dirençli kentler yalnızca sağlam binalarla değil, kesintisiz çalışan altyapı sistemleriyle mümkündür. İletişim altyapısı da bu sistemlerin en kritik bileşenlerinden biridir.
Deprem gerçeğini göz ardı etmeden, kentlerimizi daha güvenli, daha dirençli ve afetlere hazırlıklı hale getirmek hepimizin ortak sorumluluğudur.”