16637,53%-0,49
43,53% 0,04
51,49% 0,17
6888,07% -0,30
12008,15% 0,00
Büyük Afetin Üzerinden Üç Yıl Geçti
Başkan Yılmaz açıklamasında; 6 Şubat 2023 tarihinde meydana gelen 7,7 ve 7,6 büyüklüğündeki Kahramanmaraş merkezli depremler, 11 ilimizi etkileyerek ülkemizin yakın tarihindeki en yıkıcı afetlerden biri olmuştur. On binlerce vatandaşımızı kaybettiğimiz bu felaketin yıl dönümünde hayatını kaybedenleri rahmetle anıyor, geride kalanlara sabır diliyoruz.

Yıkımın Boyutu Yapı Güvenliğinin Önemini Gösterdi
Depremler sonucunda yaklaşık 40 bin bina yıkılmış, 200 binden fazla bina ağır hasar almış ve milyonlarca vatandaşımız doğrudan etkilenmiştir. Yapılan incelemeler, yıkımın büyüklüğünün yalnızca depremin şiddetiyle değil; yapı üretim kalitesi, mühendislik hizmetleri ve denetim süreçleriyle doğrudan ilişkili olduğunu bir kez daha ortaya koymuştur. Aynı büyüklükteki depremlerin farklı ülkelerde daha sınırlı hasara yol açması, risk azaltma politikalarının belirleyici rolünü açıkça göstermektedir.
Orta Büyüklükteki Depremler Bile Uyarı Niteliğinde
Son yıllarda meydana gelen orta ölçekli depremler dahi yapı güvenliği konusundaki hassasiyeti artırmaktadır. Örneğin Balıkesir Sındırgı’da meydana gelen 6,1 ve 6,0 büyüklüğündeki depremler sonucunda 729 binada yer alan 1036 bağımsız bölümün ağır hasarlı veya yıkık olduğu tespit edilmiştir.

Mevcut Yapı Stoku Kritik Öneme Sahip
Türkiye’deki yapı stokunun önemli bir bölümünün deprem riski altında olduğu bilinmektedir. Özellikle 2000 yılı öncesi inşa edilen binaların hasar görebilirliğinin daha yüksek olduğu değerlendirilmektedir.
TBMM Kahramanmaraş Depremleri Araştırma Komisyonu’nun 2023 tarihli raporunda, ülke genelinde 6–7 milyon konutun dönüşüm ihtiyacı bulunduğu ifade edilmektedir. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı ise yalnızca İstanbul’da yaklaşık 600 bin konutun çok riskli, toplamda ise 1,5 milyon konutun dönüşmesi gerektiğini belirtmektedir. Bu veriler, yapı güvenliğinin ulusal ölçekte stratejik bir konu olduğunu göstermektedir.
Afetlere Hazırlık Depremden Önce Başlar
Okulların, hastanelerin, kamu binalarının ve kritik altyapı sistemlerinin güvenliği; afet yönetiminin temel unsurlarındandır. Ayrıca deprem toplanma alanları yalnızca boş araziler değil; geçici barınma alanlarının kurulabileceği, elektrik, su, ısınma, sanitasyon gibi temel ihtiyaçların karşılanabileceği teknik altyapıya sahip alanlar olarak planlanmalıdır. Afet anında erişilebilir ve yeterli kapasitede olmaları hayati önem taşımaktadır.

“Bilim ve Mühendislik Rehberimiz Olmalıdır”
TMMOB İnşaat Mühendisleri Odası Antalya Şubesi Serik Temsilcilik Kurulu Başkanı, İnşaat Mühendisi Ali Yılmaz, açıklamasında şu ifadelere yer verdi:
“Afetler kader değildir; doğru planlama, nitelikli mühendislik hizmetleri ve etkin denetimle riskleri azaltmak mümkündür. Ülke çapında güncel ve şeffaf yapı envanterlerinin oluşturulması, risk temelli dönüşüm politikalarının sürdürülmesi ve yapı üretiminin tüm aşamalarında mühendislik disiplinlerinin eksiksiz uygulanması, daha güvenli kentler için vazgeçilmezdir.”
Acıyı Paylaşmak, Geleceği Birlikte Kurmaktır
6 Şubat’ta yitirdiğimiz her can, yalnızca bir istatistik değil; yarım kalmış hayatların, suskun kalan hikâyelerin ve hafızamızda derin izler bırakan hatıraların adıdır. Acı, paylaşıldıkça hafiflemese bile anlam kazanır; bizi birbirimize yaklaştıran görünmez bir bağa dönüşür. Bugün, kalplerimiz aynı sessizliğin etrafında birleşirken biliyoruz ki hatırlamak bir vefa, ders çıkarmak ise geleceğe karşı sorumluluğumuzdur.
Geçmişin hüznünü unutmadan, dayanışmanın gücü ve bilimin ışığıyla daha güvenli yarınlar inşa edebileceğimize inanıyor; bu büyük acıyı yüreğimizde hisseden tüm vatandaşlarımızla aynı duyguda buluştuğumuzu ifade ediyoruz.