Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kurulunda görüşmeleri devam eden 230 Sıra Sayılı Milli Parklar Kanunu ve Bazı Kanunlar İle 375 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifinin birinci bölümü üzerinde söz alan Antalya Milletvekili Hilmi Durgun, teklifin korunan alan yönetiminde idari ve hukuki boşlukları gidermeyi amaçladığını belirtti.
Teklifin yalnızca teknik bir uyum düzenlemesi olmadığını vurgulayan Milletvekili Durgun'' kurumsal kapasiteyi güçlendiren kapsamlı bir çerçeve sunmaktadır.'' ifadelerini kullandı.
DENETİM KAPASİTESİ GÜÇLENECEK
Konuşmasında, kurum isimlerinin yeni statüye uygun şekilde güncellenmesi, görev ve yetki alanlarının netleştirilmesi ile gelir kalemlerinin belirlenmesinin mali ve idari sürdürülebilirlik açısından önem taşıdığını belirtti.
Denetim kapasitesinin artırılması, av ve doğa koruma memurlarının görev tanımlarının güçlendirilmesi ve biyolojik çeşitliliğin korunmasına yönelik idari yaptırım yetkisinin milli parklar genel müdürlüğüne açık şekilde verilmesinin uygulamadaki tereddütleri azaltacağını ifade etti.
Korunan alanlar, sulak alanlar, hassas ekosistemler ve nesli tehlike altındaki türler açısından etkin denetim mekanizmasının hayati önemde olduğu vurgulandı.
KORUMA–KULLANMA DENGESİ ESAS OLMALI"
Teklifle alan kılavuzu tanımının kanuna eklenmesi ve ziyaretçi yönetiminde yöre insanının sürece dahil edilmesinin olumlu bir adım olduğu belirtilirken, korunan alanların yalnızca yasaklama anlayışıyla değil bilinçli kullanım ve yerel katılım modeliyle yönetilmesi gerektiği kaydedildi.
Turizm merkezlerinde hazırlanacak planlarda genel müdürlüğün olumlu görüşünün aranmasının parçalı idari uygulamaların önüne geçeceği, ceza hükümlerinin caydırıcılığının artırılmasının ise koruma rejiminin etkinliğini güçlendireceği ifade edildi.

ANTALYA'NIN KORUMA VARLIĞINA DİKKAT ÇEKTİ
Milletvekili Durgun, memleketi Antalya'nın Türkiye'nin en önemli koruma alan varlığına sahip şehirlerinden biri olduğunu belirterek kentteki doğal alan envanterini paylaştı. Antalya'da 5 millî park, 5 tabiat parkı, 3 tabiat koruma alanı, 10 tabiat anıtı, 8 yaban hayatı geliştirme sahası, 1 ulusal ve 3 mahalli öneme sahip sulak alan, 1 alageyik üretim merkezi, 9 deniz kaplumbağası yuvalama kumsalı, 58 devlet avlağı, 10 genel avlak ve 4 örnek avlak sahası bulunduğunu kaydetti.
MHP Milletvekili Durgun, "Yatırım rakamları elbette önemlidir ancak asıl mesele bu alanların millî menfaatlerimizi esas alan, bilimsel ve şeffaf bir yönetim anlayışıyla korunmasıdır" dedi.
Koruma–kullanma dengesinin gözetilmediği modellerin sürdürülebilir olmayacağını belirten milletvekili, "Bu kutsal toprakların her karışı ecdadımızın emanetidir. Onu korumak milletçe omuz omuza taşıyacağımız tarihî bir sorumluluktur" ifadelerini kullandı.
AVCILIKTA DİJİTAL ALTYAPI SORUNU: "AVBİS ARTIK YETERSİZ"
MHP Milletvekili konuşmasında, 4915 sayılı Kara Avcılığı Kanunu kapsamında yürütülen avcılık faaliyetlerine de değinildi. Türkiye'de avcıların oluşturduğu iç turizm hacminin yaklaşık 1 milyar dolar seviyesinde olduğu belirtilerek, bu hareketliliğin kırsal ekonomiye doğrudan katkı sağladığı ifade edildi.
Doğa Koruma ve Millî Parklar Genel Müdürlüğü tarafından kullanılan Avlak Bilgi Sistemi (AVBİS)'in yoğun dönemlerde server kapasitesinin yetersiz kaldığı ve sistemin kilitlendiği belirtildi. Durgun, güçlü ve yüksek kapasiteli yeni bir altyapıya geçilmesinin 2026–2027 av sezonu öncesinde zorunlu olduğunu vurguladı.
Göçmen kuş avında uygulanan kotaların düşük olduğunu ifade eden Milletvekili Hilmi Durgun, izinlerin avlak bazlı değil il bazlı düzenlenmesinin biyolojik gerçekliğe ve yönetim kolaylığına daha uygun olacağını söyledi.
"MESKÛN MAHAL MESAFESİ ÜLKE GENELİNDE 300 METRE OLMALI"
4915 sayılı Kanun'da meskûn mahal sınırının 300 metre olarak belirlendiğini hatırlatan milletvekili, bazı illerde farklı uygulamaların hukuki eşitsizlik doğurduğunu ifade etti. Antalya'da mesafenin 1000 metreye çıkarıldığını belirten Durgun, ülke genelinde 300 metre standardının uygulanması gerektiğini kaydetti.
"BİLİMSEL, ADİL VE ŞEFFAF BİR MODEL"
Antalya Milletvekili Durgun Konuşmasının sonunda şu hususların önemine dikkat çekti: Avlak sınırlarının dijital ve erişilebilir haritalarla netleştirilmesi, İl bazlı keyfî uygulamaların kaldırılması, AVBİS altyapısının güçlendirilmesi, Kota planlamasının bilimsel, adil ve sürdürülebilir şekilde düzenlenmesi, Avlak kapatma kararlarında yazılı ve bilimsel gerekçe zorunluluğu ve Avcı dernekleri ve paydaşların karar süreçlerine daha etkin katılımı.